“2023’e Doğru TÜBİTAK ile Geleceğe Bakış” çalıştayı

Bilim ve Teknoloji - 31 Mart 2018 14:22

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, “TÜBİTAK’ın bütün birikimini, 2023 hedeflerimize bizi ulaştıracak olan ‘teknoloji atılımı’ için seferber edeceğiz.” dedi.

Gebze TÜSSİDE Konferans Salonu’nda düzenlenen, “2023’e Doğru TÜBİTAK ile Geleceğe Bakış” çalıştayına katılan Özlü, burada yaptığı açılış konuşmasında, TÜBİTAK’ın, herkesin üzerine titremesi, el üstünde tutması gereken önemli kurumların başında geldiğini söyledi.

Güçlü bilim ve teknoloji politikası üretmek, üretilen politikaları sürdürülebilir kılmak, ortaya çıkarılan bilimsel bilgiyi ticarileştirmek zorunda olduklarını vurgulayan Özlü, Türkiye’nin gücüne güç katan, kapılarını bilim insanlarına ve araştırmacılara ardına kadar açan, verdiği burslarla ve teşviklerle sayısız gence umut olan TÜBİTAK’ı daha da işlevsel bir kuruma dönüştürmek durumunda olduklarını kaydetti.

Değişen koşullara, taleplere, ihtiyaçlara göre TÜBİTAK’ın yeniden yapılandırılmasını gündeme aldıklarını ifade eden Özlü, “TÜBİTAK’ın bütün birikimini, 2023 hedeflerimize bizi ulaştıracak olan ‘teknoloji atılımı’ için seferber edeceğiz. Tüm bunları yaparken, TÜBİTAK’ın özerk yapısını koruyacağız. TÜBİTAK’ı, kamu kurumlarının tüm Ar-Ge projelerinin, en temel paydaşı olarak tasarlayacağız. TÜBİTAK, Ar-Ge’nin, araştırmacıların ve bilim insanlarının ilk adresi olacak.” diye konuştu.

Bakan Özlü, 4. Sanayi Devrimi’nin, teknolojiyi, bilimi, sanayiyi, üretimi ve pazarlamayı kökünden dönüştürdüğü bir sürecin içinden geçtiklerini belirterek, yeni sanayi devrimi karşısında, mazeret üretmek gibi bir lükslerinin olmadığını vurguladı.

Bu süreçte ülke ve millet olarak, TÜBİTAK’tan çok şey beklediklerini aktaran Özlü, şöyle devam etti:

“Elbette sadece TÜBİTAK’tan değil, üniversitelerden, teknoloji geliştirme bölgelerinden ve özel sektörden büyük beklentilerimiz vardır çünkü, bizi geleceğe taşıyacak olan en önemli enstrümanın, bilim ve teknoloji olduğunu biliyoruz. Ülkemize; bilim ve teknoloji alanında sıçrama yaptıracak olan bütün kurumlarımızın, uyum içinde hareket etmesini istiyoruz. Bilimden kopuk bir teknoloji, teknolojiden kopuk bir sanayi düşünülemez. Bizim bütün gayretimiz, tüm bu kavramların birbirini anlaması, desteklemesi ve aynı hedef etrafında buluşmasını sağlamaktır. Üniversitede üretilen bilginin teknolojiye dönüşmesi, üretilen teknolojinin ticarileşmesi şarttır. Dolayısıyla ürüne dönüşmeyen bilgi, çöpe atılmış demektir.”

– “Parolamız, 7/24 bilim, 7/24 teknoloji olacak”

Özlü, Türkiye’nin büyük hedefleri ve idealleri bulunan bir ülke olduğunu, bu nedenle her türlü gücün temelini oluşturan bilgiyi çöpe atamayacaklarını belirterek, “Böyle bir tercihimiz, böyle bir lüksümüz, tembellik yapmak, ağırdan almak, zamana yaymak gibi bir lüksümüz yoktur, olamaz. Özellikle bilimde ve teknolojide elimizi çabuk tutmak, hızlı davranmak ve sonuç odaklı hamleler yapmak zorundayız çünkü hepimiz biliyoruz ki bilim, tembelliği affetmez. Bilimsel üretimin ve teknolojik gelişimin, hafta sonu tatili olmaz. Bu nedenle mesai saatleriyle sınırlı bir bilimsel çalışma anlayışını, elimizin tersiyle iteceğiz. Parolamız, 7/24 bilim, 7/24 teknoloji olacak. Daha az bürokrasi, daha çok bilim anlayışına, dört elle sarılacağız.” şeklinde konuştu.

Başından beri savundukları bilim, teknoloji ve sanayi politikalarının meyvelerini almaya başladıklarını aktaran Özlü, Ar-Ge merkezleri, tasarım merkezleri ve teknoloji geliştirme bölgeleri için belirledikleri hedeflere ulaştıklarını dile getirdi.

Özlü, “Bugün ülkemizde bin 37 Ar-Ge ve tasarım merkezi, 76 teknoloji geliştirme bölgesi var. Ar-Ge ve tasarım merkezlerimize, teknoloji geliştirme bölgelerimize ve bilim merkezlerimize son derece cömert teşvikler vermeye devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.

– “Ar-Ge ve inovasyon, sanayinin beynidir”

Ar-Ge ve inovasyonun sanayinin beyni olduğunu, bugün uluslararası piyasalarda rekabet edebilme gücünün en önemli göstergesinin Ar-Ge yatırımları olduğuna işaret eden Özlü, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Dünyada söz sahibi olan birçok firma, satış gelirlerinin yüzde 5 ile 15’i arasındaki kısmını, Ar-Ge harcamalarına ayırmaktadır. Dolayısıyla Ar-Ge’den, tasarımdan ve inovasyondan kaçamayız. Aksine, tüm bu kavramları kucaklamak zorundayız. Türkiye, dış ticaret açığını daha çok Ar-Ge, daha çok inovasyon, daha çok tasarım ve daha çok markalaşma ile kapatacak potansiyele sahiptir. Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarımızı artıracak, bunları dünya standartlarına çıkaracağız. Hiçbir surette teknolojiye, bilişime, yazılıma, Ar-Ge’ye, inovasyona, tasarıma yatırım yapmaktan geri durmayacağız.”

Bilim, devlet ve özel sektörün stratejik ortak mantığı ile hareket etmesi gerektiğinin altını çizen Bakan Özlü, “2023’e doğru TÜBİTAK ile Geleceğe Bakış” çalıştayının bu stratejik ortaklığı güçlendireceğini ifade etti.

BENZER HABERLER