Otokar’dan 60’tan fazla ülkeye ihracat

Ekonomi - 29 Aralık 2017 12:35

Sakarya’daki fabrikasında toplu taşımacılık, nakliye ve lojistik sektörü ile savunma sanayi alanında gerçekleştirdiği üretimle ülke ekonomisine ciddi gelir sağlayan Otokar, bugün 60’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor.

Arifiye ilçesinde 552 bin metrekarelik alana kurulu fabrikasında 2 binden fazla çalışanıyla faaliyet gösteren Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar, 50 yılı aşkın deneyimi ve uzmanlığıyla Türkiye’nin en çok tercih edilen otobüs markası ve tek milli kara araçları üreticisi unvanına sahip.

Yüzde yüz Türk sermayeli şirket olan Otokar’ın markalı otobüsleri 40’tan fazla ülkede kullanılıyor. Şirketin savunma sanayi alanında ürettiği asker araçlar da 5 kıtada 30’dan fazla dost ve müttefik ülkenin silahlı kuvvetleri ve güvenlik güçleri tarafından tercih ediliyor.

Türkiye’nin ilk otobüs üreticisi olan şirket, geçen yıl 60’tan fazla ülkeye 145 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Askeri araçlarda tescilli NATO ve Birleşmiş Milletler tedarikçisi de olan Otokar, ülke ekonomisine ciddi katkı sağlıyor.

– “Otokar, milli ve yerli kimliğiyle öne çıkıyor”

Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, AA muhabirine, hem ticari hem de askeri araçlar ürettiklerini söyledi.

Altay Tankı Projesi’nde de geliştirme ve test döneminde ana yüklenici olduklarını aktaran Görgüç, “Altay Tankı’nı geliştirdik. Arifiye yerleşkesinde ticari ve askeri araçları üretiyor ve tüm dünyaya satıyoruz. Hem askeri araçlarda hem ticari araçlarda ihracat pazarına çok önem veriyoruz. Ticari araçlarda özellikle batı ve güney Avrupa’da oldukça kuvvetliyiz. İtalya, İspanya, Fransa, Almanya ve Orta Afrika’ya değişik otobüsler satıyoruz. Zırhlı araçlarda da ihracatımız var.” diye konuştu.

Askeri tipteki zırhlı araçların milli ve yerli olarak üretildiğini vurgulayan Görgüç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu, bize gurur veren bir konu çünkü dünyada özellikle Batı dünyasında kendi sanayisini kurmuş ve teknolojisiyle zaten geçmişte bunları satan birçok ülke vardı. Otokar, bu lige girdi. Bu ligde o dev şirketlerle karşı karşıya kalıp yine milli ve yerli kimliğiyle birçok ihalede başarılı oluyor, yaptığı araçları veriyor ve yaklaşık 30 senedir bu araçlar birçok ülkede başarıyla kullanılıyor. Bizim için aslında ihracat yaptığımız bir kontrat hiç önemli değil, biz o ülkeye ikinci veya üçüncü sözleşmeyi yapıp satabilirsek bizim için başarı. Allah’a şükür sattığımız her ülkeden devam eden birçok kontrat aldık, yani kullanıcılarımız memnun. Araçlarımızdan, performansından memnunlar. Kendilerini daha emin ve güvenilir hissediyorlar. İşletme masraflarından memnunlar. Bu bize giderek artan satışlar getiriyor. Biz de bu milli ve yerli kimliğimizle yurt dışında Türkiye’nin bayrağını dalgalandırmaktan mutluyuz.”

– “Teknolojiyi yakından takip ediyoruz”

Görgüç, Batı’da kendi sanayileri olan ülkelerin bu tip askeri ürünleri kendi imalatçılarından almak istediğini kaydederek, “Dolayısıyla bizim ilk önceki hedef pazarlarımız, uygun teknolojisi olmayan, kendi ülkelerinde üretim yapmayan dost ve müttefik ülkelerin ihtiyaçları çerçevesinde onlara cevap vermek şeklinde. Dolayısıyla bu tip bir sürü ülke var. Genel olarak sayarsak, Otokar’ın pazarları, aslında kendisi üretmeyen tüm dünya. Güney Amerika, Afrika, Körfez ülkeleri ve Asya’da bu tip ihtiyaçları doğan her türlü dost ve müttefik ülkenin ihtiyaçları ve bütçeleri çıktıkça, onlara cevap vermek için seferber oluyoruz.” şeklinde konuştu.

Otokar olarak gelişen teknoloji ve tehditlere göre Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyacını karşılayacak ürünler tasarladıklarını aktaran Görgüç, şöyle konuştu:

“Teknoloji sürekli değişiyor. Tehdit unsuru çok önemli, bugün tehdit olarak görmediğiniz herhangi bir yaklaşım önümüzdeki aylarda, yıllarda tehdit olarak karşınızda belirebiliyor. Dolayısıyla Otokar, platformlarını esnek, gelişen teknolojilerin kolayca adapte edilebileceği, oluşan tehditlere daha iyi ve daha kolay cevap verebilecek altyapıya sahip platformlar olarak tasarlıyor. Buradaki en önemli konu, en hafif zırhlı araçtan en ağır zırhlı araca kadar, paletli araçlar da dahil olmak üzere bu tip tasarımların Türkiye’de yerli ve milli kimlikle yapılabiliyor olması. Dünyada olan teknolojiyi yakından takip ediyoruz, zaten başarılı olmamız için takip etmemiz de lazım. Kara araçları tasarımı ve teknolojisinde Türkiye, bütün dünyadaki devlerle mücadele edecek teknoloji seviyesine gelmiştir. Bu da Türkiye için bir değerdir. Kara araçlarında, günümüzde ve gelecekte her türlü ihtiyaca cevap verecek altyapı mevcuttur.”

BENZER HABERLER